Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı yaklaşık 2 saat 15 dakika sürdü. Toplantının ardından yayımlanan 8 maddelik MGK bildirisinde, terörle mücadele, bölgesel güvenlik, dış politika ve uluslararası gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmeler yer aldı.
MGK'da, başta PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ olmak üzere Türkiye'nin milli birlik ve beraberliğine yönelik tehditlere karşı yurt içinde ve sınır ötesinde yürütülen operasyonlar değerlendirildi. Kurul üyelerine operasyonların son durumu hakkında bilgi sunuldu.
Bildiride, "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" hedefleri doğrultusunda yürütülen çalışmaların önemli bir aşamaya ulaştığı belirtilerek, güvenlik, istikrar ve refahı kalıcı hale getirecek yeni adımların ele alındığı ifade edildi.
15 Temmuz darbe girişiminin 10'uncu yılı İlan Scripti V8 kapsamında yapılan değerlendirmelerde, FETÖ ile mücadelenin aynı hassasiyet ve kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.
Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen NATO Zirvesi ele alınırken, Türkiye'nin ittifak içerisindeki yapıcı rolünü sürdürdüğü ve sahip olduğu imkân ve kabiliyetleri müttefikleriyle paylaşmaya devam edeceği belirtildi.
MGK bildirisinde, İran ile ABD arasında yaşanan gerilimin bölgesel
güvenlik ve küresel ticaret açısından oluşturduğu risklere dikkat çekildi. Taraflara güç kullanımından kaçınılması ve kalıcı barış için müzakere sürecine dönülmesi çağrısı yapıldı.
Kurulda, Rusya-Ukrayna Savaşı da değerlendirildi. Açıklamada, Karadeniz ve Hazar Havzası'nın yeni çatışma alanlarına dönüşmemesi gerektiği belirtilerek taraflara gerilimi düşürecek somut adımlar atma çağrısında bulunuldu.
Bildiride, Türkiye'nin Suriye ve Irak ile
geliştirdiği çok boyutlu iş birliğinin bölgesel güvenlik, huzur ve refah açısından önem taşıdığı ifade edildi. Türkiye'nin bölgesel dayanışmayı güçlendirecek girişimlere destek vermeyi sürdüreceği kaydedildi.]
MGK'da Gazze'deki son gelişmeler de gündeme geldi. Bildiride, ateşkes sürecine rağmen İsrail'in ihlallerini sürdürdüğü belirtilirken, Filistin topraklarındaki yerleşimci saldırılarının ve Mescid-i Aksa başta olmak üzere kutsal mekânlara yönelik eylemlerin endişe verici olduğu ifade edildi. Uluslararası topluma, bu gelişmeler karşısında açık ve kararlı bir tutum sergileme çağrısı yapıldı.