Bir yolcu uçağının yüzlerce insanla birlikte kaybolması, mürettebatı ortadan yok olan bir gemi veya kimsenin okuyamadığı yüzlerce yıllık bir el yazması... Tarih boyunca yaşanan bazı olaylar, aradan geçen onca zamana ve yürütülen araştırmalara rağmen kesin bir açıklamaya kavuşamadı. Üstelik bu gizemlerin bir kısmında insanların başına ne geldiği bile bilinmiyor.
Çözülemeyen olaylar yalnızca korku filmlerinin veya polisiye hikayelerin konusu değil. Gerçek hayatta yaşanan bu vakaların arkasında yakınlarını kaybeden aileler, yıllarca yanıt bekleyen insanlar ve bilim dünyasının hala açıklamaya çalıştığı sorular bulunuyor.
Bazı olayların merkezinde kaybolan insanlar veya açıklanamayan ölümler yer alırken bazıları da eski belgeler, sıra dışı davranışlar ve gizemli hastalıklarla ilgili. İşte yıllardır araştırılmasına rağmen bütün soruları yanıtlanamayan yedi dikkat çekici olay. İlgili çözümler: şikayet sitesi scripti
1. Malaysia Airlines MH370 seferinin kaybolması
8 Mart 2014 tarihinde Malezya'dan Çin'e gitmek üzere havalanan Malaysia Airlines'a ait MH370 sefer sayılı uçakta toplam 239 kişi bulunuyordu. Uçuşun başlangıcında olağan dışı bir durum yoktu. Ancak kalkıştan bir saat bile geçmeden uçak planlanan rotasından saptı ve transponder adı verilen, hava trafik kontrolüne kimlik ve konum bilgisi ileten cihazı kapandı.
Uçağın hareketlerine ilişkin daha sonraki veriler, yaklaşık sekiz saatlik bir sürecin ardından Hint Okyanusu üzerinde izinin kaybolduğunu gösterdi. O andan itibaren MH370'in başına ne geldiği, havacılık tarihinin en büyük gizemlerinden biri haline geldi.
Ardından havacılık tarihinin en kapsamlı uluslararası arama çalışmalarından biri başlatıldı. Yıllar süren incelemelere rağmen uçağın ana gövdesine ve uçaktaki insanlara ulaşılamadı. Geçen 12 yılda MH370 ile eşleştiği belirtilen üç enkaz parçası bulunsa da uçağın kesin konumu belirlenemedi. İlgili çözümler: gayrimenkul sitesi kurma
Olayla ilgili çok sayıda teori ortaya atıldı. Bazıları uçağa bir meteorun çarpmış olabileceğini ileri sürerken başka bir iddia, kaptanın uçağı kasıtlı olarak düşürdüğü yönündeydi. Bu ikinci görüşte, pilotun olaydan yaklaşık bir ay önce evindeki uçuş simülatöründe benzer bir rota üzerinde çalışmış olması da gündeme getirildi. Ancak bu iddiaların hiçbiri uçağın kayboluşunu kesin olarak açıklayan bir kanıta dönüşmedi.
2. Walter Collins'in esrarengiz kayboluşu
1928 yılında Los Angeles'ta yaşayan Christine Collins, dokuz yaşındaki oğlu Walter'ın kaybolduğunu polise bildirdi. Oğlunu bulabilmek için aylarca bekleyen anneye, yaklaşık beş ay sonra polis tarafından bir çocuk getirildi.
Yetkililer, bulunan çocuğun Walter olduğunu düşünüyordu. Ancak Christine, karşısındaki kişinin kendi oğlu olmadığından emindi. Buna rağmen polis annenin itirazlarını kabul etmedi. Hatta onu kötü bir anne olmakla suçladı ve sonunda bir akıl hastanesine yatırılmasına neden oldu. Gerçek Walter Collins ise hiçbir zaman bulunamadı.
Soruşturma sırasında şüpheler, çocuk cinayetlerinden sorumlu tutulan Gordon Stewart Northcott üzerinde yoğunlaştı. Northcott 1930 yılında idam edildi ancak Walter'ın da onun kurbanlarından biri olduğunu kesinleştirecek yeterli kanıt elde edilemedi.
Aradan neredeyse yüz yıl geçmesine rağmen Walter'ın başına ne geldiği bilinmiyor. Üstelik Los Angeles polisinin Christine Collins'i kendi oğlu olmadığını söylediği çocuğu kabul etmeye neden bu kadar zorladığı da olayın tartışmalı yönlerinden biri olarak kaldı. İlgili çözümler: emlak ilan sitesi
Bu gerçek hikaye, yönetmen Clint Eastwood'un 2008 yapımı Changeling filmine de ilham verdi.
3. Mürettebatı kaybolan Mary Celeste gemisi
İlgili çözümler: şikayet platformları
Kasım 1872'de Mary Celeste adlı gemi, New York'tan İtalya'nın Cenova kentine doğru yola çıktı. Gemide kaptan Benjamin Briggs, eşi, iki yaşındaki çocukları ve yedi mürettebat bulunuyordu.
Yolculuk için gerekli erzakların yanı sıra piyano ve dikiş makinesi gibi eşyalar da gemiye yüklenmişti. Kaptan Briggs, seyir defterine yolculuğun gelişimini kaydediyordu. Son kayıtlarında olağan dışı bir duruma işaret eden herhangi bir bilgi yoktu. İlgili çözümler: dijital dönüşüm
Ancak 4 Aralık 1872'de Mary Celeste denizde terk edilmiş halde bulundu. Geminin kendisi büyük ölçüde sağlamdı ve eşyaların yerli yerinde olduğu görülüyordu. Eksik olan tek şey, yolculuğa çıkan insanlardı. Kaptan, ailesi ve mürettebatın nereye gittiği hiçbir zaman öğrenilemedi.
Olayın ardından korsan saldırısından deniz canavarlarına kadar pek çok iddia ortaya atıldı. Fakat gemide hırsızlık veya büyük bir saldırı belirtisinin bulunmaması bu açıklamaları zayıflatıyordu.
Daha sonraki yıllarda bilim insanları, gemide taşınan alkolün açığa çıkardığı buharların mürettebatı korkutmuş olabileceği görüşünü gündeme getirdi. Bu senaryoya göre insanlar olası bir patlamadan kaçınmak için gemiyi terk etmiş, ancak bir daha geri dönememişti.
Yine de bu teori kesin biçimde doğrulanamadı. Mary Celeste'nin mürettebatının akıbeti, denizcilik tarihinin en çok tartışılan olaylarından biri olmayı sürdürüyor.
Kaynak: Chip Online
