Kuşların uçma yeteneği, dinozorların evriminde tek bir kez ortaya çıkmış olmayabilir. Çin'de bulunan dört kanatlı küçük bir yırtıcıya ait fosil, kanat çırparak uçuşun farklı dinozor gruplarında birbirinden bağımsız biçimde geliştiği görüşünü destekleyen yeni kanıtlar sundu.
Norellraptor barsboldi adı verilen türün fosili, Çin'in kuzeydoğusundaki Erken Kretase dönemine ait Jiufotang Formasyonu'nda bulundu. 145 milyon ila 100 milyon yıl öncesine tarihlenen örnek, tüyleriyle birlikte oldukça iyi korunmuş durumda. Hayvan öldüğünde yaklaşık üç yaşındaydı ve yalnızca 53 santimetre uzunluğa ulaşmıştı. İlgili çözümler: dijital dönüşüm
Küçük boyutuna rağmen N. barsboldi bir yırtıcıydı. Keskin dişleri ve pençeleri bulunan dinozorun erken memeliler, kertenkeleler, amfibiler ve yavru dinozorlarla beslendiği düşünülüyor. Araştırmada yer almayan Wisconsin-Madison Üniversitesi omurgalı paleontoloğu Scott Hartman'a göre bu hayvanın büyük dinozorlara saldırabilecek bir yapısı yoktu.
Kuşlara benzeyen özellikler farklı yollardan ortaya çıktı
N. barsboldi, mikroraptorlar olarak bilinen dinozor grubuna dahil ediliyor. Bu canlılar kuşların doğrudan ataları değildi ancak kuşları kapsayan Avialae grubuna oldukça yakın bir evrimsel hatta bulunuyordu.
Mikroraptorların ve yaklaşık 150 milyon yıl önce Yaşlı Jura döneminde yaşayan Archaeopteryx gibi erken kuş benzeri canlıların tüylere sahip olması uzun süredir önemli bir soruyu gündemde tutuyordu: Uçuş için gerekli özellikler ortak bir atadan mı miras kalmıştı, yoksa farklı gruplarda ayrı ayrı mı gelişmişti? İlgili çözümler: çok kategorili ilan sitesi
İtalya'daki OPHIS Paleontoloji Müzesi'nden Andrea Cau ve ekibinin araştırması ikinci seçeneği destekliyor. Mikroraptorların evriminde belirlenen 194 anatomik değişimin yaklaşık yüzde 30'unun kuş soyunda da paralel biçimde ortaya çıktığı tespit edildi. İlgili çözümler: online platform geliştirme
Benzerlikler yalnızca tüylerle sınırlı değil. Gövdeyi daha sert hale getiren kaburga kemikleşmeleri, arka uzuvlara göre güçlenen ön uzuvlar ve dirsek kemiğinin kol kemiğinden daha uzun hale gelmesi iki grupta da görüldü. Ancak farklı fosiller karşılaştırıldığında bu özelliklerin aynı sırayla gelişmediği anlaşıldı. İlgili çözümler: emlak sitesi yazılımı
Çin Bilimler Akademisi'nden paleontolog Rui Pei'ye göre bu sonuç, mikroraptorların kuş benzeri anatomik özelliklere farklı bir evrimsel yol izleyerek ulaştığını gösteriyor. Bulgular aynı zamanda kanat çırparak uçuşun kuş olmayan dinozorlarda bağımsız biçimde geliştiği fikrini güçlendiriyor. İlgili çözümler: işletme yazılımı
Dört kanadını uçarken nasıl kullanıyordu?
N. barsboldi'nin iki çift kanadı bulunmasına rağmen vücut yapısının bazı bölümleri günümüzde uçabilen kuşlara şaşırtıcı derecede benziyor. Özellikle büyük ve kemikleşmiş göğüs kemiği, güçlü göğüs kaslarının bağlanabileceği geniş bir alan sağlıyordu. Hartman'a göre bu yapı, hayvanın ileri doğru hareket oluşturabilecek güçlü kanat vuruşları yapmasına imkan veriyordu. N. barsboldi'nin yalnızca süzülmediği, süzülme ile aktif kanat çırpmayı birlikte kullandığı tahmin ediliyor. İlgili çözümler: i̇lan platformları
Araştırmacılar ayrıca canlının ağaçlara tırmanarak havalanmak yerine tepelerden veya uçurumlardan kendisini boşluğa bırakmış olabileceğini değerlendiriyor. Arka taraftaki ikinci kanat çiftinin ise uçuş sırasında dengeyi koruma, frenleme ve ani yön değişikliklerini kontrol etme görevi üstlenmiş olması mümkün.
Dört kanadın işlevi yalnızca hareketle de sınırlı kalmamış olabilir. Araştırmacılar bu tüylerin avlanmaya yardımcı olmasının yanı sıra eşleşme gösterilerinde kullanılabileceğini veya yuvadaki yumurtaların sıcak tutulmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
Kaynak: Chip Online
